Vaka Öyküsü-Gerçekte Neye kızıyoruz?

Orta yaşlı bir erkek, mutsuzum diye geldi. Yüzü asık ve gergin. Mutsuzluğu yüzünden okunuyor.

Sebep? dedim, evliliğim dedi. En çok hangi alanda mutsuzsun? dedim. Eşime çok kızıyorum dedi. Biz başladık seansa;
Eşime kızgınım, eşime kızgınım, eşime kızgınım…
Neden kızıyorsun? dedim. Yapması gerekenleri yapmıyor dedi.
Mesela? dedim. Kızımızla ilgilenmiyor dedi. Devam ettik; kızımla ilgilenmiyor, kızımla ilgilenmiyor…
Detayları anlatmayacağım tabiki ama kızgınlığının sebebinin borçları olduğunu söyledi.
Kendisi, doğup büyüdüğü ailede borç nedir bilmeden büyümüştü. Oysaki eşi borçlu olmanın normal olduğu ve çok inişli çıkışlı para durumlarının yaşandığı bir aileden gelmişti.
Eşinin para harcamayı bilmediğini düşünüyor ve saçına fön çektirmesine bile sinirleniyordu. Hani düğüne filan gidilmiyorsa kuaföre neden gidilsindi.
Oysa eşi üst düzey yönetici ve çok iyi para kazanıyor ve de işi için bakımlı olmaya özen gösteriyor. (bir kadın için bundan doğal ne olabilir  )
Borçlu olmanın dünyanın sonu olduğunu düşünüyordu. Çünkü evlenene kadar borç nedir bilmemişti ama evlendiği gün eşi kredi borçlarıyla gelmişti ve o gün bu gündür hep borçları vardı. Bir çeşit şok yaşamıştı. Bu nasıl olabilir? Kucağında bir ateş topu vardı sanki.
Uzunca bir süre çalıştık. Borçlu olmak normal ama plan yapmak lazım noktasına geldiğimizde oldukça rahatlamıştı.
Ama takıldığı bir nokta vardı, “ben tek başına bunu yapamam ki.”
Eşiyle birlikte yapmaları gerektiğini ama eşinin hiç rahatsız olmadığı için buna yanaşmadığını söyledi.
Dedim ki o zaman sen yap programı? Olmaz dedi tek başına mümkün değil.
Tek başına mümkün değil çalıştık bir süre. Sonra sordum, annen nasıl biriydi?
Dediki; annem çalışmıyordu babam çalışıp bütün kazancını anneme verirdi, sadece kendisi için biraz harçlık alırdı. Annem parayı yönetir, yatırımlar yapardı. Bu sayede bir sürü ev vs. alındı. Hepsi annem sayesinde oldu.
Detayları geçiyorum yine, sonunda şu noktaya geldik; eşinden annesi gibi davranmasını bekliyor, kendisi de babası gibi kafası rahat olsun istiyor ve para yönetme sorumluluğundan korkuyordu. (işte evren buna izin vermiyor  ) Eşi hiiiç öyle biri değil. Ama istersen ben tüm maaşımı sana vereyim ödemeleri sen yap diyor kocasına. Danışanım bunu kabul etmiyor çünkü bu ona çok büyük yük geliyor. Annesi gibi yapsa ya eşi…
Borçlarını düşündükçe deliriyor, kendisinin yapamayacağını dü?ünüyor mutlaka eşiyle beraber yapmalılar hatta eşi yapsın. Eşi yapmadıkça da her gün her saat her dakika sinir oluyor.
Tüm sorumluluğu eşine yüklüyor ve sonuç: MUTSUZ.
Seansın sonunda zihinsel dönüşüm gerçekleşti. Umut belirdi, kendisi yapabilir ve daha doğrusu kendisi yapmalı. Tüm ağırlık kalktı üzerinden, parayı yönetmek yük gelmiyordu, yapabilirim diyordu gülerek. Artık biliyor ki o değişirse herşey değişecek. Sorumluluk almaktan korkusu kalmadı.
Giderken olanlara inanamıyordu. Sonrasında ise kaç gündür borç ile ilgili hiç endişelenmediğini ve daha mutlu olabildiğini konuştuk telefonda.
1-2 seansımız daha var, anne ve babadan özgürleşmek ve sorumluluk almak üzerine geçireceğimiz 1-2 seans. Özgürleşmek dediğimi yanlış anlamayın ilişkileri daha sağlam hale gelecek.

Bilinçaltı nasıl kodlanmış görüyor musunuz?
Şebnem Akalın | Hatırlatıcı

Reiki ve Çözülmeler

Çözülmeler konusu, özellikle Reiki eğitimlerinde anlatılsa da aslında tüm enerji çalışmalarından sonra oluşan ve son derece doğal bir durum.

Bu anlatılıyor ama sanki bir kabusmuş gibi ve suçlu Reiki gibi. Sırf bu sebeple korkup Reikinin harika enerjisinden uzak kalıyor insanlar.

Doğal dememin sebebi, biz insan olarak normalde her gün tuvalete gidiyoruz, bazen ağlıyoruz, bazen hapşuruyoruz, terliyoruz vs. ya da işten ayrılıyoruz ya da arkadaş, eş, dost, sevgili vs ayrılıklar yaşıyoruz. Tuvalete gitmeden 1 gün geçirebileceğinizi düşünebiliyor musunuz?

Bunlar, olması gereken.

Bunlar, olmazsa olmaz.

Bunlar, toksik maddelerin vücuttan atılması için gereken mekanizmalar.

Bunlar, hayatımızı devam ettirebilmemiz için gereken mekanizmalar.

Bunlar, bize zarar veren ortamlardan, kişilerden uzak durmamızı sağlayan mekanizmalar.

Demekki, bunlar normal.

Peki çözülme dediğimiz nedir?

Normal olarak olması gerekenler şu ya da bu sebeple oluşmuş blokajların çözülmesiyle birlikte daha kolay oluyor. Bu sebeple bir süre biraz fazla görünebiliyor.

Ama Reiki ya da başka enerji çalışmaları bunları yapıyor diyemeyiz.

Bunlar olması gerektiği kadar olmuyordu, şimdi oluyor. Bunu söyleyebiliriz.

Eğer bırakamadığınız bir olumsuz duygunuz varsa yani direnç gösteriyorsanız yani blokaj oluşturan şeyin iyileşmesine direniyorsanız o zaman biraz daha fazla hissedebilirsiniz çözülmeleri.

İyileşmeye direnç çok gördüğümüz bir durum. Hani “elin iyisinden, benim kötüm iyidir” mantığı. Alıştığınız olumsuz duyguları, inançları, insanları vs. bırakmak istemezsiniz çünkü alıştınız.

Ya daha kötüsü olursa diye korkmak çok olağandır ama bırakın çözülsün, bırakın gitsin gidecek olan, bırakın değişsin hayatınız…

Not: Benim öğrencilerimden”olumsuz” çözülme yaşayan kişi sayısı “olumlu” çözülme yaşayanlardan azdır. Terfi eden, ilişkileri düzelen, fiziksel olarak daha iyi olan kişiler daha fazladır.

Şebnem Akalın

11.07.2017