“Para” Çalışması (Online)

Son zamanlarda en çok duyduğum şikayet, yapmak istediğiniz şeyler için para bulamıyor olduğunuzu söylemeniz.

Oysa ki para sadece bir araçtır ve aslında ne kadar lazımsa o kadarı size gelir. Ancak zihinsel olarak engelleriniz varsa bu akışı kesersiniz.

Bu sebeple “Online Para Çalışması” düzenlemeye karar verdim.

Bu çalışmayı, astrolojik olarak 2020’nin en şanslı günü olan 18 Kasım’da başlatacağım. Parayla ilgili önyargılardan başlayıp paranın zihninizde olumlu yönde dönüşümüne kadar gidecek bir bilinçaltı çalışması yapacağız.

Toplam 6 saatlik Program şu şekilde;

  1. Modül: 3 seans 18 – 20 – 22 Kasım Saatler : 20:30 – 21:30
  2. Modül: 3 seans 9 – 11 – 13 Aralık Saatler : 20:30 – 21:30

Katılım Ücreti : Toplam 400 TL.

1. Modül Kayıt için 200 TL en geç 17 Kasımda Finansbank, iban no: TR44 0011 1000 0000 0082 2087 68 Ayşe Şebnem Akalın hesabına ödenir. 2. Modül kayıt için kalan tutar en geç 4 Aralık günü ödenmelidir.

Grup 10 kişiyle sınırlıdır.

Çalışmayı Zoom uygulaması ile yapacağım. Zoom linkini size kolayca gönderebilmem için, uygulamayı bilgisarayınıza ya da cep telefonunuza indirdikten sonra beni whatsapp numaramdan eklemeniz gerekiyor. Whatsapp: 530 517 75 40

Ayrıca instagram ve youtube dan beni takip etmenizi rica ediyorum.

Instagram: https://www.instagram.com/sebnem_akalin/?hl=tr

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UCRAQyqDN-ztAXGwulGiAWBQ?view_as=subscriber

Eğitim Duyurusu

Reiki Eğitimleri

Reiki I. Derece Eğitimi
İçerik;
Reiki I. Derece bilgileri
Bedendeki enerji merkezleri; çakralar, meridyenler
Enerji bedeni ve hastalıkların oluşması
Reiki, hastalıkları nasıl iyileştiriyor
Uzaktan uyumlama (inisiyasyon)

Tarih ve saat: 13 Mart Cumartesi
11:00-16:00 saatleri arasındadır.

Adres: Bahçeler Sk. Yavuz Apt. No:6/11 Feneryolu

Ücret: 450 TL (PDF Eğitim Kitapçığı ve Sertifika dahildir)
Ödeme şekli : Kayıt sırasında Finansbank, iban no: TR44 0011 1000 0000 0082 2087 68 Ayşe Şebnem Akalın hesabına ödenir.
Kayıt için lütfen arayınız: 0 530 517 75 40
veya e-mail gönderin: asebnem.akalin@gmail.com

Reiki II. Derece Eğitimi
İçerik; 
ile istediğiniz her konuya pozitif enerji verebilirsiniz;Bolluk-bereket için, ilişkilere, olaylara, sınava girerken, iş başvurusu yaparken ve aklınıza gelebilecek her konu için kullanabilirsiniz. Tüm bunları uzakta bulunan yakınlarınız için de yapabilirsiniz.I. Derece ile en az 1 ay çalışmış olup daha yüksek bir frekans ile çalışmayı ve uzaktan enerji gönderebilmeyi isteyenler Reiki II. Dereceye uyumlanabilirler. Böylece Reikiyi tam olarak hayatlarına sokmuş olurlar.

Reiki II. Derece Eğitim içeriği:
Olumlama cümlesi oluşturabilmek ve size en uygun olumlama cümlesini bulmak
Olumlu düşünce yerleştirme tekniği
Reiki II. Derece bilgileri
Semboller ve anlamları
Uzaktan Uyumlama (inisiyasyon)
Çakra dengeleme
Uygulamalar

Adres: Bahçeler Sk. Yavuz Apt. No:6/11 Feneryolu

Tarih ve saat: 14 Mart Pazar, 11:00-16:00 saatleri arasındadır

Ücret: 550 TL (PDF Eğitim Kitapçığı ve Sertifika dahil)
Ödeme şekli : Kayıt için Finansbank, iban no: TR44 0011 1000 0000 0082 2087 68 Ayşe Şebnem Akalın hesabına ödenir.Kayıt için lütfen arayınız: 0 530 517 75 40 veya e-mail gönderin: asebnem.akalin@gmail.com
Online Temel EFT Eğitimi:

Silvia Hartmann’ın geliştirdiği Enerji EFT’ye Giriş Eğitimidir ve 1 Kasım 2016’dan itibaren EFT Master eğitimi öncesinde ön koşul olarak belirlenmiştir. Sadece kendime ve çevreme uygulamak istiyorum diyorsanız hızlıca öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda EFT Master olmak istiyorsanız bu eğitimle Enerji EFT sine harika bir giriş yapmış olursunuz. Bu eğitimi alanlar GoE’ye üye olur ve olanaklarından yararlanır.

Eğitim 4 Üniteden oluşmaktadır:
Ünite 1: Enerji EFT’ye giriş
Eğitim Tarihi: 29 Mart Pazartesi Saat:19:30-21:30
Ünite 2: Enerji Milyarderi
Eğitim Tarihi: 30 Mart Salı Saat:19:30-21:30
Ünite 3: Sorunlardan çözümlere
Eğitim Tarihi: 31 Mart Çarşamba Saat:19:30-21:30
Ünite 4: İki kişilik Enerji EFT ve çok daha fazlası!
Eğitim Tarihi: 1 Nisan Perşembe Saat:19:30-21:30

Eğitim Skype uygulaması üzerinden online olarak yapılacaktır.

Ücret : 970 TL (Ücrete GoE onaylı kitapçık ve 1 yıllık üyelik dahildir)
Ödeme şekli: 400 TL’si en geç 8 Mart Pazartesi günü, kalanı 26 Mart Cuma günü Finansbank,
iban no: TR44 0011 1000 0000 0082 2087 68 Ayşe Şebnem Akalın hesabına ödenir.
Kayıt için Lütfen arayın: 0 530 517 75 40 ya da mail gönderin: asebnem.akalin@gmail.com

Online Profesyonel Modern Enerji Tapping

GoE kurucusu, psikolog Dr.Silvia Hartmann tarafından geliştirilen Modern Energy Tapping Professional (MET Pro), Energy EFT Master Practitioner eğitiminin yerini alıyor.
MET Pro, bir üst seviye ve Energy EFT Usta Uygulayıcısının ötesinde gerçek bir gelişmedir. Silvia Hartman tüm deneyimleri ile, Modern Enerji Tapping tekniği olarak MET Pro’yu sıfırdan tasarladı.
 
Eğitmen          : Şebnem Akalın
                           GoE Trainer | Enerji Eğitmeni | Reiki Master | Enerji Terapisti | Danışman
Süre                 : 6 gün 3’er saat
Eğitim tarihi : 15-16-17 ve 22-23-24 Mart 2021 

İçerik
Profesyonel uygulayıcılar olmak ve MET Pro ile danışanlarına yardımcı olarak iyi bir hayat kazanmak isteyen insanlar için tasarlanmıştır.
Uygulayıcılar, düşük enerji durumlarından (korku, fobiler, kaygı vb.) Yüksek enerji durumlarına (neşe, yaratıcılık, koçluk, bereket, cazibe vb.) kadar çok çeşitli danışanlarla çalışma becerileri öğrenir. Eğitim 12 Üniteden oluşur.
 
Üniteler ve Eğitim Günleri

  • Modern Enerji Hediyesi
  • Pozitiflerin Gücü

Eğitim Tarihi: 15 Mart Pazartesi Saat: 19:30-22:30

  • Geleceğe Yönelim
  • Tedavi Akışı

Eğitim Tarihi: 16 Mart Salı Saat: 19:30-22:30

  • Hikaye Protokolü
  • EMO Enerji Beden Protokolü

Eğitim Tarihi: 17 Mart Çarşamba Saat: 19:30-22:30

  • Enerji Matriksi
  • Şifa Mucizeleri

Eğitim Tarihi: 22 Mart Pazartesi Saat: 19:30-22:30

  • Enerji İlişkileri
  • Süperzihin Çözümleri

Eğitim Tarihi: 23 Mart Salı Saat: 19:30-22:30

  1. Gelişmiş Enerji Tapping
  2. Yeni Başlangıç

Eğitim Tarihi: 24 Mart Çarşamba Saat: 19:30-22:30

MET Pro Sertifika alma koşulları

  • Katılımcılar her gün eğitime katılarak sırayla tüm üniteleri almak zorundadırlar
  • Katılımcılar her ünitenin gerektirdiği uygulamaları yapmakla yükümlüdür
  • Her ünite sonunda katılımcılar kısa sorgulamaları cevaplarlar ve öğrendiklerini kanıtlarlar

GoE MET Pro sertifikasının sağladıkları

  • GoE derneğine 1 yıl üyelik ve eğitimlerden ve ürünlerden indirimli yararlanma olanağı
  • GoE sitesinde profilinizi, hizmetlerinizi ve etkinliklerinizi duyurma olanağı
  • Uluslararası geçerliliği olan bir sertifika
  • GoE Master uygulayıcı olarak kendinizi tanıtma ve kuruluşun logolarını kullanma olanağı

GoE MET Pro sertifika programına katılma koşulları

  • Temel EFT ya da temel MET eğitimi almış olanlar katılabilir.
  • Katılımcılar GoE tüzüğüne ve etik kurallarına uyacaklarına dair imza verirler
  • GoE kurallarına göre, MET Pro sertifikası alan mezunlar, sadece Master Uygulayıcı olurlar; bu eğitimi başkalarına öğretme yetkileri yoktur ve sertifika veremezler. Eğitim materyallerini hiçbir şekilde çoğaltamazlar ve paylaşamazlar. Katılımcılar bu koşulu kabul ederek eğitimi alırlar.

 MET Pro  Programına

  • Profesyonel MET Pro uygulayıcısı olmak isteyenler
  • Psikoterapistler, psikiyatrlar, okullarda rehberlik ve danışmanlık yapan uzmanlar
  • Koçluk eğitimi alan ve koçluk yapan kişiler
  • Diğer enerji çalışmaları ile ilgilenen, uygulayan kişiler katılabilirler. Katılımcıların 18 yaşını aşmış olmak gereklidir.

Şizofreni, bipolar bozukluk ve epilepsi rahatsızlığı olanlar için uygun değildir.
 
Ücret :  2900 TL (GoE üyeliği ve mührü için gereken bedel dahildir)
Ödeme şekli :Ücretin 900 TL’si 8 Mart Pazartesi,  kalanı 15 Mart Pazartesi günü Finansbank İban no: TR44 0011 1000 0000 0082 2087 68  Ayşe Şebnem Akalın hesabına ödenir.
 
Kayıt ya da sorularınız için lütfen arayın: 0 530 517 75 40 ya da email gönderin
 
e-mail: asebnem.akalin@gmail.com
 

Dingin Ol

Zamanım yok endişesiyle hareket edenler,  hiç bir şeye yetişemediğini düşünenler,  ellerindeki işe gereken ve yeterli zamanı ayıramazlar. Biraz ondan, biraz bundan derken ellerinde hiç bir şey kalmaz.

Enerjilerle çalışmak isteyenler için de durum aynen böyle. Haydi, Reikiye uyumlanalım, hooop oldu. Haydi meleklere, kuantuma, başka enejilere… O da oldu. Sırada ne var? Bütün bunlar var, ama ortada bir şey yok…

Zaman gerçekten dolduğunda, ne kadar çok şeye uyumlandığımız değil, elimizdekiyle ne yaptığımız önemli olacak. Sabırsızlık gösteren öğrencilerime her zaman “yavaş, hızlıdır” hatırlatması yapıyorum ama çoğu telaş içinde. Bütün bu enerji çalışmaları, tam da bu telaştan kendimizi kurtarmak, dinginliğe kavuşmak için yapılıyor ve “ol”madan olunmuyor. Eğitim almak yeterli sanıyorlar, sonrası çok kolay sanıyorlar ama üzgünüm öyle değil. Kendinize en yakın gelen herhangi bir enerji çalışmasıyla başlayın ve hakkını verin. Sonra zaman içinde yol sizi başka bir yere götürürse o zaman başka bir deneyim edinirsiniz. Bu, acele ederek ve telaş içinde yapılabilecek bir şey değildir. Boş yere kendinizi üzüyorsunuz.

Şebnem Akalın / Hatırlatıcı

10.04.2014

Ustaa, aç bi Çakra!

Çakra açma lafı nereden ve nasıl çıktı bilemiyorum. Eminim ilk söylendiğinde doğru anlamda kullanılmıştır, ancak malesef artık tamamen yanlış bir kavram olarak kullanılmakta. Sanki birisi çakranızı açacak ve ondan sonra her şey yolunda. Hayır! yok öyle bir şey!

Burada çakraları anlatmayacağım ama neden bu çakra açma kavramı kullanılıyor? biraz anlatıyor olacağım. 

Öncelikle, Çakraların kapalı olması mümkün değildir! Çakraların dengesi bozulmuş olabilir, ki; bunun sebebi de enerji girdabı gibi dönen Çakralar, sağlıklı bir çakrada olması gereken bir ahenk ile değil, ahengi bozulmuş bir şekilde dönmeye başlamıştır ya da omurga üzerinde hizalı olması gerekirken sağa sola kaymış olabilir, Çakralardaki enerji girdaplarında blokajlar vardır, aslında bastırılmış, bloke olmuş duygular vardır. Enerji blokajı (tıkanıklığı) var ve bunun için enerjiyi dengeliyoruz demek yerine çakra açmak diye anlatıldığı için tıkalı bir çakra var ve bu açılıyor gibi anlaşıldı sanırım. Tamamıyla tıkalı çakra ile yaşayamayız!

Çakralar, elbette enerji çalışmalarıyla dengelenir ya da blokajlar açılır ve açıldığında bütüncül bir sağlık elde edilmiş olur. Bunlardan biri de Usui Reiki’dir. Ayrıca yürümek, dans etmek, yoga, plates yapmak gibi fiziksel egzersizlerde çakralar üzerinde etkilidir. Bu dengeleme ve bolakajların enerji çalışmalarıyla açılması uygulamaları zaman içinde hap şeklinde uygulamalar gibi gösterilmeye başlandı ne yazık ki 😦

Çakraların dengeleri, olumsuz düşüncelerimiz yani duygusal alanda aldığımız yaralardan bozulmaktadır. Dolayısıyla çakraları sürekli dengede tutmak, sürekli uygulama gerektirir. Hiç bir yöntem tek başına ve tek bir seferde yeterli değildir. Hangi yöntemi seçtiyseniz bunu sürekli yapmalısınız.

Reikiye uyumlandığınızda çakralar dengelenir ama sonrasında uygulama yapmaya devam etmelisiniz. Kendimi başkasına bırakayım beni düzeltsin düşüncesi çok cazip, ama malesef kimsede sihirli değnek yok!

Dünya yolculuğumuz, öğrenme yolculuğumuz bunu gerektiriyor. Öğrenmeden iyileşme olmuyor. Herkesin kendi hayatının sorumluluğunu alıp öğrenmeyi seçmesi gerekiyor. Daha önce pek çok yazımda da yazdığım gibi tüm yöntemler sadece yardımcıdır.

Tüm kadim öğretilerin bir çakra açma seviyesine indirilmesine gerçekten üzülüyorum. Aç bi çakra her şey yoluna girsin…

Şebnem Akalın / Hatırlatıcı

25 Mart 2015

Benim Alerji hikayem ve EFT

Ortaokul yıllarımdan itibaren çoğalarak ilerleyen alerji sorunum vardı. Üniversiteye geldiğimde iyice artmıştı ve özellikle bahar aylarını bir kabus şeklinde geçiriyordum. Üniversite bittikten sonra iş arama döneminde ise iyice şiddetlenmişti. Pikniğe gitmek hayal olmuştu. Hatta o dönemde dışarıya çıkmak bile istemiyordum. Bitmeyen hapşurmalar ve burnumda, genzimde, kulağımın içinde korkunç bir kaşınma. Fırça sokup genzimi kaşıma isteği…

Sonunda Ankarada alerji konusunda özel bir bölümü olan hastaneye gittim ve tedavi(!?) süreci başladı:

Önce test yapıldı. Aklıma bile gelmeyecek bir sürü şeye alerjim vardı ama en çok kızıl çam ağacına. Kızıl çam ağacı ne alaka anlayamamıştım ama iyi olacağım diye pek üstünde durmamıştım.

Böylece, alerjen maddelerden oluşturulan aşılar uygulanmaya başladı. Aşı, öncelikle haftada 1 kez uygulanacak, 1 yıl sonra yine 1 yıl süreyle ayda 1 kere uygulanacak sonrasında duruma göre devam dozu belirlenecek ve yaklaşık 4 sene sürecekti ( bu arada aşılar bittiğinde iyileşme olmayabileceğini kesin bir şey olmadığını da öğrenmiştim).

1 sene boyunca epeyce meşakkatli aşı süreci sonunda ayda 1 kez aşılanmaya başladığım sırada işe başladım ve eğitim için 3 ay İstanbul’da kalmam gereken bir süreç başladı. Yaklaşık 3 ay sonra kaldığım yerden devam edeceğimi zannederek tekrar hastaneye gittiğimde 3 ay ara verilirse herşeye baştan başlamak gerektiğini söylediklerinde hakikaten şok geçirdim. Herşeye baştan başlamak ve üstelik kesin bir iyileşme olma ihtimalinin çok düşük olduğunu bilmek düşüncesi beni büyük bir hayal kırıklığı ile birlikte aşı faslını bitirmeye yöneltti.

Aşılanmayı bıraktım ama sıkıntılarım devam ettiği için doktorumun yazdığı antihistaminik ilaçları almaya başladım. Bu şekilde, bahar aylarında yoğun ama diğer dönemlerde de ara ara bu ilaçları kullanarak yaklaşık 10 yıl devam etti. Tabi ki hayat kalitem oldukça düşmüştü ama alışmıştım…

Taa ki 2005 yılına kadar.

2005 yılında EFT eğitimi aldığım gün ilk aklıma gelen alerji konusunda çalışmak oldu ve başladım EFT uygulamaya. Çok detaya girmeyeceğim ama yaklaşık 15 dakika sonra hayatımda oldukça önemli olan bir anıyla beraber alerjimin ilk olur sebebi ortaya çıkıverdi:

Ankara’da çam ormanlarının arasında çocuklara yapılan bir yaz kampı vardı. (Bu kampı daha önce de mavi mine çiçeğinin hikayesinde anlatmıştım). Bu kampa komşumuzun kızı olan bir arkadaşımla beraber gitmiştim. Kampın sonlarına doğru aileler geliyordu ve o gün ailelerle birlikte piknik yapılıyor akşamında da onlar için hazırladığımız gösterileri sergiliyorduk. Arkadaşımın ailesi ve benim ailem beraber piknik yaptığımız sırada, biz çocuklar oyun oynuyorduk ki piknik alanında dolaşan bir at, yanımdan geçerken bana kafasıyla çarpıp beni yerden havalandırmış ve yere çarpmıştı, bu sırada başım da yere çarpmıştı. Yerde yatarken annemin ve babamın yanıma gelip beni kucaklamalarını başıma bakmalarını filan beklerken babam hiç yerinden kalkmadığı gibi diğerleriyle şarkılar söyleyip eğlenmeye devam etmekteydi. Annem ise yanıma gelip bakıp birşey yok diyerek geri gitti. Çok üzüldüğümü, ağladığımı ve daha çok da onlara gıcık olduğumu hatırlıyorum.

O an beni derinden etkileyen tüm olumsuz duygular?  EFT ile temizledim. Sonrasında 1 kere de evde kendim çalıştım ve alerjiye o zaman veda ettim. Bir daha hiç tekrar etmedi.

Her zaman, her fırsatta anlattığım, eğitimlerde üzerine basarak tekrar tekrar belirttiğim yine de pek anlaşılamayan bir konu bu. 13 yıllık tecrübem ile yine söylüyorum zihinsel sebebi olmayan bir hastalık yok.  Zihinsel sebebi bulursak iyileşmeyen hastalık da yok.

Şebnem Akalın

27 Kasım 2017

access bars alerji anda kalmak anne baba enerjileri aşk ben değeri bireysel seans değersizlik EFT eft eğitimi eft master eft master eğitimi enerji haketmek ilişki ilişki kaygısı kişisel gelişim Mikao Usui online eft kursu online para çalışması para para enerjisi para kursu pozitif pozitif düşünce pozitif enerji Reiki Reiki 1. derece Reiki 2. Derece reiki enerji Reiki Eğitimi reiki eğitimleri reiki master Sağlık sevgi su su içmek TAT tat eğitimi temel eft eğitimi Usui Reiki çakra şaman şebnem akalın şens reikisi

Zihin ve Beden ilişkisi

Posted on 01 Mayıs 2010 by Şebnem Akalın

Bana şifa için gelen danışanlarımdan biri “Fiziksel olarak iyi olduğumda daha sağlıklı düşünebiliyorum” dedi bir gün. ona tam tersinin gerçek olduğunu anlattığımda ve yaptığımız çalışmalarla bunun doğruluğunu kendisi de deneyimlediğinde çok şaşırmıştı.

Sağlıklı düşünebilmenin ve fiziksel olarak da sağlıklı olabilmenin tek yolu zihinsel ve duygusal olarak sağlıklı olabilmektir. eğer altta yatan negatif inancı ya da sorunlu duyguyu bulup temizleyebilir ve olumluya dönüştürebilirsek o zaman fiziksel hastalıklar ortadan kalkıyor.

Kendi deneyimlerimden ve okuduğum araştırma ve deneylerin sonuçlarından da gördüğüm üzere pek çok fiziksel hastalığın altında duygusal ya da zihinsel bir neden var. hatta “kaza” olarak adlandırdığımız bazı olayların bile derininde böyle bir sebep bulmak şaşırtıcı oluyor.

Reiki, çok yumuşak bir şekilde zihinsel ve duygusal temizlik yapmamıza yardım eder.  düzenli olarak yapılan reiki çok derinde bu temizliğin yapılmasına yardımcı olur. eğer kişi zihinsel ya da duygusal sebebi bulabildiyse 2. derece reiki de öğrenilen yöntemleri kullanarak bu temizlemeyi çok daha kolay yapar. zaten sebebin bulunması bile yolun yarısının aşılması anlamına gelir.

Hastalıkların zihinsel nedenleriyle ilgili tavsiye edebileceğim bir kitap var. sadece bu kitaptaki olumlama cümlelerini tekrarlayarak bile iyileşme olabildiğini çok gördüm. Louise Hay’in “Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri” adlı kitabında hastalıkların hangi olumsuz düşünce kalıplarından kaynaklandığını ve bununla ilgili düzeltme yapmak için kullanılabilecek olumlama cümlelerini bulabilir ve şaşırtıcı sonuçlar elde edebilirsiniz.

Ancak burada şunu söylemem gerekiyor ki fiziksel olanın ya da maddenin katı halde bulunduğuna ve asla değişmeyeceğine olan inanç bu tarz çalışmalarda sürecin uzamasına yol açmaktadır. sonuç alınmaz demiyorum ama süreci uzattığını gözlemledim. şaşırdığım zamanlar da olmadı değil tabi, bu katı inanca sahip olmalarına rağmen çok daha çabuk çözülebilenleri de gördüm. herşeyin enerji olduğunu kabul etmek ya da bilmek süreci oldukça hızlandıran bir şey.

Söylediğim bir sözün hasta hücreme ne faydası olacak diye düşünenler varsa eğer şöyle söylemek istiyorum; hücre enerji, söz de enerji… akışkanlar ve alışveriş halindeler.

Şebnem Akalın

hayatın sırrı

Posted on 10 Mayıs 2011 by Şebnem Akalın

Küçük kız babasıyla ormanda yürürken , ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla,…”-Ahhh!” diye bağırınca ileride dağın tepesinden aynı “Ahhh” sesi tekrar duyuluyor. Küçük kız dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez,”-Sen kimsin?” diyor. Aldığı yanıt;”-Sen kimsin ?” oluyor.

Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip,”-Sen bir korkaksın,neden saklanıyorsun?” diye haykırıyor. Dağdan gelen ses;”-Sen bir korkaksın.” diyor. Sonunda babasına soruyor:

“-Babacığım, ne oluyor böyle?”

“-Dinle ve öğren.” diyor babası.Bu kez de kendisi dağa doğru dönüp ,

“-Sen muhteşemsin” diye bağırıyor. Gelen cevap “-Sen muhteşemsin.” oluyor.Küçük kız çok şaşırıyor ve ne olduğunu anlamıyor. Adam küçük kızına hayat sırrını anlatmaya başlıyor:

Buna yankı denir. Ama aslında bu yaşamdır.Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev. Daha fazla şefkat istediğinde ,daha şevkatli ol. Saygı istediğinde insanlara saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de sabırlı olmayı öğren . Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır.

Hayat sana ancak senin ona verdiklerini verir, bunu unutma…

Alıntıdır..

Sebebini bilirsen çözümü de bilirsin

Posted on 25 Mayıs 2011 by Şebnem Akalın

Batı tıbbına göre, belli bir genetik alan belli bir hastalığa zemin hazırlar. Bu zemin, doğuştan (insan lökosit antijenleri(HLA)) ya da sonradan edinilmiş (kromozom değişimi) olabilir. Doğu tıbbına göre, hastalık Hayat Yolu’nun gerçekleşmesinde bir engelin ortaya çıktığını belirtir.  Böylece bilinç, hastalıklara yol açan enerji tıkanıklıklarıyla, gelişim yolunda engellerin oluştuğunu ifade eder.

Bu iki bakış açısı, örneğin farelerde stres yaratılmasının kromozom bozukluklarına neden olduğu deneyler bilindiğinde birbirleriyle tümüyle uyuşmaz değildir. Bu yüzden, tamamen aynı genetik alan bir kişide hastalığa neden olurken bir başkasında sağlık sorunu yaratmayabilir.

Yeniden sağlığa kavuşmak için, karmaşık ve rastlantısal genetik manipülasyonlara başvurmaktansa hastalığa yol açan ruhsal enerji mekanizmalarını anlamak daha basit, daha mantıklı ve düşük maliyetli görünüyor.

Dr. Thierry Médynski

Michel Odoul’ un “Bana nerenin ağrıdığını söyle sana nedenini söyleyeyim” kitabının önsözünden alıntıdır.

Benim tecrübelerim de, hastalıkların zihinsel-duygusal kökenini bulup, orada oluşmuş blokajı (olumsuz düşünce kalıbını) temizlediğimizde hastalığın büyük ihtimalle iyileştiğini gösteriyor. Herhangi bir hastalığın zihinsel-duygusal kökeni olmadığına rastlamadım hiç. Bir hastalık önce zihinsel-duygusal olarak oluşuyor daha sonra fiziksel düzeye iniyor.

Tamamlayıcı yöntemleri, bu hastalıklar fiziksel hale gelmeden önlemek amacıyla kullanıldığında kesinlikle çok etkili ve çok daha düşük maliyetli. Üstelik kendi hayatımız üzerindeki etkimizi görmemiz açısından da farkındalığımızı artıran yöntemler. Hayatımızın sorumluluğunu almamız açısından büyük önemi var. Çevreyi, diğer insanları, anne-babamızı, akrabalarımızı vs. suçlamak yerine, bu olumsuzluklara kendi katkımızı görmemizi sağladığı kesin.

Ancak fiziksel hale dönüşmüş olan hastalıklarda da, pek çoğunda çok çabuk iyileşme olduğunu gördüm. Bir yandan tıbbi tedavisi sürerken zihinsel çalışma yapılan kişilerde diğerlerine oranla iyileşme çok daha hızlı oluyor.

Basit dediğimiz grip vs hastalıklar hemen iyileşiyor, diğer hastalıklarda ise süre çok kısalıyor ve hatta sebebi bilindiğinde, hastalığın tekrarlama olasılığı da çok düşüyor. Çünkü, sebebi bildiğinizde o sebebi oluşturan şartları değiştirebilirsiniz….

27.05.2011

Şebnem Akalın

Yeni bir çağ başlıyor! İlk telepatik iletişim sağlandı

Posted on 02 Mart 2013 by Şebnem Akalın

Artık bilim dışı diye kabul edilmeyen gerçekler bilimsel olarak inceleniyor ve ispatlanıyor. Tüm spritüel deneyimler, enerji, telepati, reiki vs hepsi… aşağıdaki yazı güzel bir örnek

Bilim adamları farklı kıtalardaki iki farenin beynini birbirine bağladı. Ayrı yerlerde bulunan fareler beyindeki elektrotlar sayesinde birbirlerini yönlendirmeyi başardı.

Bilimadamları, farklı kıtalarda bulunan iki farenin birbirleriyle iletişim kurmalarını sağladı. Brezilya’da bir araştırma enstitüsünde bulunan fare, elektronik bağ sayesinde ABD’de bir laboratuvarda bulunan diğer fareye sinyal göndererek onu yönlendirdi ve ödülü almasını sağladı. Araştırmacılardan Miguel Nicolelis, iki beyin arasında işlevsel bağlantı kurarak iki beyinli bir ‘süperbeyin’ yarattıklarını savundu. Nicolelis, bu buluşun felçli hastaların tedavisine ışık tutabileceğine dikkati çekti.

Miguel Nicolelis ve ekibi önce, su alabilmek amacıyla ışık yandığında bir kaldıraca basması için fareleri eğitti. Daha sonra farelerin, harekete bağlı bilgiyi kontrol eden beyin bölgesine çok ince elektrotlar yerleştirildi ve birbiriyle bağlantı kurması sağlandı. İlk fare deneyi başarılı geçtiğinde yani doğru kaldıraca bastığında beyni elektrik sinyali gönderdi. Bu sinyal aynı anda diğer farenin beynine aktarıldı.İkinci fare ödülü (su) almak için diğer farenin gönderdiği sinyaller sayesinde, görsel hiçbir ipucu olmadan, yüzde 70 oranında doğru kaldıracı buldu.

Nicolelis, ikinci farenin düşünce ya da görüntüleri almadığını, sinyaller sayesinde ilk farenin aldığı karara göre kaldıracı bulabildiğini belirtti. Sürecin çift taraflı işlediğini belirten bilimadamları, hata durumunda ilk farenin daha güçlü ve açık sinyaller gönderdiğini ifade etti. Bilimadamları, bir sonraki hedeflerinin, 2014′te Brezilya’daki Dünya Kupası’nda belden aşağısı felçli bir hastanın benzer yöntemle yapay bacak yardımıyla başlama vuruşunu yapmasını sağlamak olduğunu belirtti. Araştırma ‘Nature Scientific Reports’ dergisinde yayımlandı.

02 Mart tarihli Habertürk gazetesinden http://www.haberturk.com/dunya/haber/824110-yeni-bir-cag-basliyor

Vak’a öyküsü-Aldatılmayı istemiş olabilir misiniz?

Ayşe, üst düzey yönetici bir kadın. Geçen hafta beni aradı ve acil gelmek istediğini söyledi. Geldiğinde rengi bembeyazdı, gülümseyerek “hoşgeldin” dedim. O ise sadece boş boş baktı.

Ne olduğunu sordum. Uzun zamandır eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini ama emin olamadığını ancak bir gün önce kesin olduğunu anlayacağı bir kanıtla karşılaştığını söyledi ve katılarak ağlamaya başladı.

EFT vuruşu yapacak hali yoktu, dolayısıyla ben yardımcı oldum ve başladık. Hiç bir şey söyleyemiyor sadece ağlıyordu. Arada sırada, ben bittim, ben öldüm, ben naparım gibi cümleler dökülüyordu ağzından, ancak devamını söyleyemiyordu. Ben vuruşları yapıyordum o ise sürekli ağlıyor ve tepiniyordu. Çok şiddetli bir kriz geçiriyordu. Böyle bir durumda hastaneye gitse, hemen sakinleştirici ile uyuturlar ardından antidepresan tedavisi uygularlardı.

Yaklaşık 1 saat, belki daha uzun bir süre, ben ona eft vuruşu uyguladım o ise ağladı, tepindi, kendisini bir o tarafa bir öbür tarafa attı. Zorlu geçen bu süreden sonra sakinleşmeye başladı.

Sakinleştiğinde olayı tekrar sordum. Bu sefer daha düzgün anlatabiliyordu. Kocam beni aldatıyor, bu kesin. Bu durumda boşanmam lazım, ama boşanmak istemiyorum dedi. Tamam dedim hadi sen vur boşanmam lazım diye. 1 tur sonunda asıl sorun geldi. Boşanırsam ben ne yaparım, tek başıma ne yaparım.

Hiç tek başına yaşamamıştı ve ne yapacağını bilemiyordu. Tek başına kalma korkusunu çalıştık, aldatıldığı için kızgınlık, öfke ve kıskançlık duygularını çalıştık. Ama en büyük sorun yalnız kalma korkusuydu. Böyle bir durumda zannedilenin aksine aldatılmasını çok da önemsemiyordu.

Sonra sordum; sen hiç ayrılmayı istemiş miydin? ya da ayrılsam da kurtulsam demiş miydin?

EVET dedi birden hatırladı ve gülümsemeye başladı. Evet ben istedim aslında. Kocasıyla çok anlaşamadığını ve pek de beğenmediğini söyledi. Mağdur olmadığını anlaması onu çok rahatlattı. Karar vermesi için acele etmesine gerek olmadığını anladı.

“Artık iyi ve rahatım, özgürüm, istediğim zaman karar veririm” çalıştık.

Ardından epeyce konuştuk. O kadar rahatlamıştı ki, kendisi inanamıyordu. Kaygıdan ne hale gelmişti ve şimdi ne haldeydi 🙂 Rengi düzeldi, sakinleşti, olayı rahatlıkla yönetebileceğine karar verdi. Espiriler ve gülmelerle seansı bitirdik.

1 Mayıs 2016

Şebnem Akalın | Hatırlatıcı